Bayraktar TB2/AKINCI Kamera Sistemi: ASELFLIR Drone'un Gözü Nasıl Görüyor?
İHA elektro-optik sensör analizi. Bayraktar TB2-TB3, AKINCI kamera sistemleri, ASELFLIR, gimbal ve yapay zeka hedef tanıma.
Bayraktar TB2’nin Karabağ’daki görüntülerini hatırlayın. Gece karanlığında termal kamerayla tespit edilen hava savunma sistemi, lazerle isaretleniyor, ardından güdümlü mühimmat hedefe iniyor. Bu görüntülerin arkasında, çoğu kişinin üzerinde durmadığı bir teknoloji var: İHA’nın elektro-optik sensörü. O sensör olmasa TB2 sadece gökyüzünde saatlerce uçabilen bir model uçak olurdu. Göremez, tespit edemez, isaretleyemez, vuramazdı.
İHA devriminin asıl devrim noktası motor gücü veya uçuş süresi değil. Asıl devrim, görme kapasitesi. Bir İHA’nın operasyonel değeri, taşıdığı sensörün kalitesiyle doğrudan orantılı. Ve bu sensörler giderek daha akıllı, daha keskin, daha otonom hale geliyor. Türkiye’nin bu alandaki kapasitesini, dünya ile karşılaştırmasını ve geleceğin trendlerini masaya yatıracağız.
İHA’da EO/IR Faydalı Yük: Ne İş Yapar?
İHA üzerindeki elektro-optik sensör sistemi, “faydalı yük” (payload) olarak adlandırılır. Bu isimlendirme önemli çünkü İHA’nın platform (uçak kısmı) ile faydalı yük (sensör kısmı) birbirinden kavramsal olarak ayrı modüllerdir. Platform uçar, faydalı yük görür.
Tipik bir EO/IR (Elektro-Optik/Kızılötesi) faydalı yükü, bir taret (gimbal) içinde birden fazla sensörü barındırır. Bu taret, İHA’nın gövde altına veya burnuna monte edilir ve birden fazla eksen etrafında hareket edebilir. Taretin içinde genellikle şu sensörler bulunur: Termal kamera (FLIR) gece ve gündüz, her koşulda görüntüleme sağlar. Gündüz kamerası (EO) yüksek çözünürlüklü görünür ışık görüntüsü üretir. Lazer mesafe ölçer hedefe hassas mesafe bilgisi verir. Lazer isaretleyici güdümlü mühimmatı hedefe yönlendirir.
Bu sensörlerin tamamı, İHA’nın yer kontrol istasyonundaki operatörün ekranına canlı görüntü aktarır. Operatör, görüntüyü analiz eder, hedef tespit ve tanımlama yapar, gerekirse mühimmat kullanım kararı verir. İşte bu “görme-karar verme-vuruş” döngüsünün kalitesi, EO faydalı yükünün kalitesine bağlıdır.
İHA sensörlerinin rolü sadece taarruzla sınırlı değil. ISR (İstihbarat, Gözetleme, Keşif) görevleri EO sensörlerinin birincil kullanım alanı. Düşman mevzilerinin haritalanması, sınır gözetleme, konvoy takibi, hasar tespiti (BDA - Battle Damage Assessment) ve doğal afet sonrası durum tespiti gibi görevler termal ve gündüz kamerayla yürütülüyor.
Gimbal Stabilizasyonu: Görüntü Kalitesinin Temeli
İHA sensörlerinde gimbal stabilizasyonu konusu, dışarıdan bakıldığında sıkıcı bir teknik detay gibi görünebilir. Ama pratikte sensörün kullanılabilir olup olmadığını belirleyen en kritik faktörlerden biri.
Düşünün: TB2, 5.000 metre irtifada uçuyor. Rüzgara, türbülansa ve motor titreşimine maruz kalıyor. Sensör tam alt taraftaki bir araç konvoyunu izliyor. Eğer sensör, İHA’nın her hareketini birebir takip etse, ekrandaki görüntü sürekli sallanır, titrer ve operatör hedefi takip edemez. İrtifa arttıkça açısal hata daha büyük lineer hataya dönüşür. 5.000 metreden 0.1 derecelik bir kayma, yerdeki görüntüde 8-9 metrelik bir kayma demek.
İşte gimbal stabilizasyonu bu sorunu çözer. Gimbal, jiroskop sensörleri ve servo motorlar kullanarak tereti, platformun hareketlerinden bağımsız olarak sabit tutar. Yani İHA sola yatsa bile, taret hedefe bakmaya devam eder. İyi bir gimbal, mikro-radyan hassasiyetinde stabilizasyon sağlar.
Gimbal eksen sayısı önemli bir performans göstergesi. 2 eksenli gimbal, yatay (azimut) ve dikey (elevasyon) düzlemlerde stabilizasyon sağlar. Temel seviye İHA sensörleri için yeterli. 3 eksenli gimbal, yuvarlanma (roll) eksenini de ekleyerek İHA’nın yanal yatış hareketlerini kompanse eder. Orta-büyük sınıf İHA’lar için standart. 4 eksenli gimbal, tüm rotasyonel serbestlik derecelerini kapsayarak en yüksek stabilizasyon kalitesini sunar. AKINCI gibi büyük İHA platformlarında ve savaş uçağı hedefleme podlarında kullanılır.
Gimbal tasarımında bir diğer kritik parametre, baş açısı kapsama alanı (coverage). Taret, hangi açı aralığında bakabiliyor? 360 derece yatay kapsama, +20/-90 derece dikey kapsama tipik bir İHA gimbalının spesifikasyonu. Bu, İHA’nın tam altına, yanlarına ve hatta kısmen gerisine bakabilmesi demek.
Ağırlık da İHA gimballarında belirleyici. TB2 gibi orta sınıf bir İHA’nın toplam faydalı yük kapasitesi sınırlı. Her kilo, ya sensöre ya da mühimmata gidiyor. Bu yüzden İHA sensörlerinin mümkün olduğunca hafif olması gerekiyor. Hafiflik genellikle performanstan ödün vermek anlamına gelir: Daha küçük optik açıklık, daha az sensör çeşitliliği, daha basit stabilizasyon. Doğru denge noktasını bulmak, İHA sensör tasarımının temel mühendislik problemi.
ASELSAN’ın İHA Sensör Ailesi
Türkiye’nin İHA sensör kapasitesi büyük ölçüde ASELSAN’ın ürün portföyüne dayanıyor. ASELSAN elektro-optik analizimizde şirketin genel EO kapasitesini incelemiştik. İHA segmentine özel olarak bakalım.
ASELSAN’ın İHA sensörleri platform boyutuna göre katmanlı bir yapı oluşturuyor.
Mini ve mikro İHA’lar için kompakt, hafif sensörler üretiliyor. Bu sensörler genellikle soğutmasız mikrobolometre detektör kullanan termal kamera ve HD gündüz kamerası barındırıyor. Ağırlıkları 2-5 kg arasında. SAGER serisi modüller bu kategoride yer alıyor. Lazer modülü bulunmayabilir veya sadece lazer mesafe ölçer içerebilir. Bu sensörler ISR odaklı: Gözetleme, keşif ve hedef tespiti birincil görev.
Taktik İHA’lar (TB2 sınıfı) için orta boy EO/IR taret sistemleri kullanılıyor. ASELSAN’ın bu segment için ürettiği taret, 3 eksenli gimbalda termal kamera, HD gündüz kamerası, lazer mesafe ölçer ve lazer isaretleyici barındırıyor. Soğutmalı MWIR detektör kullanılarak uzun menzilli tespit ve tanımlama sağlanıyor. Bu sensörler hem ISR hem de taarruz görevlerini destekliyor. Lazer isaretleme kapasitesi, güdümlü mühimmat kullanımını mümkün kılıyor.
MALE/HALE sınıfı İHA’lar (AKINCI, AKSUNGUR) için ise büyük ve yüksek performanslı EO/IR sistemler entegre ediliyor. ASELFLIR-500 serisi bu kategorinin öncü ürünü. Daha büyük optik açıklık, daha yüksek çözünürlüklü detektör, daha güçlü lazer sistemi ve 4 eksenli stabilizasyon sunuyor. Bu sensörler, MQ-9 Reaper üzerindeki MTS-B ile rekabet edecek kapasitede tasarlanmış.
Her üç segmentte de ASELSAN’ın temel avantajı aynı: Sensör ile platformu aynı ekosistemde entegre edebilmek. Baykar İHA’yı üretiyor, ASELSAN sensörü üretiyor, ROKETSAN mühimmatı üretiyor. Üçü de Türk firması, aralarındaki iletişim ve entegrasyon sürecinde yabancı firma koordinasyonu gerekmiyor. Bu, geliştirme hızını ve entegrasyon kalitesini doğrudan artırıyor.
Çözünürlük ve İrtifa: Fizik Kurallarıyla Mücadele
İHA sensörlerinde çözünürlük ve operasyon irtifası arasında doğrudan bir ilişki var. Bu ilişkiyi anlamak, sensör performansını değerlendirmek için kritik.
Basit bir hesap yapalım. Bir termal kameranın anlık görüş alanı (IFOV) 0.05 milliradyan olsun. Bu, her pikselin gördüğü açısal alanın büyüklüğü. 5.000 metre irtifadan bakıldığında, her pikselin yerdeki karşılığı 0.05 x 5.000 = 0.25 metre yani 25 santimetre. 25 santimetre çözünürlükle araç tespiti yapılabilir ama araç tipini (tank mı, kamyon mu) ayırt etmek zor.
Aynı sensör 2.000 metreden baksa, piksel boyutu 10 santimetreye düşer. Araç tipi rahatlıkla ayırt edilir. 1.000 metreden baksa 5 santimetre, kişi tespiti bile mümkün hale gelir.
Bu fizik kuralı değiştirilemez ama sonuçları optimize edilebilir. Daha büyük optik açıklık (lens çapı), daha küçük piksel boyutlu detektör ve dijital zoom kombinasyonuyla aynı irtifadan daha yüksek çözünürlük elde edilebilir. İşte AKINCI gibi büyük İHA’ların sensör avantajı burada. Daha büyük platform, daha büyük ve ağır sensör taşıyabilir. Daha büyük sensör, daha yüksek irtifadan aynı çözünürlüğü sağlar. Daha yüksek irtifa ise düşman hava savunmasından daha güvende olmak demek.
TB2 tipik olarak 5.000-6.000 metre irtifada operasyon yapıyor. AKINCI ise 10.000 metre ve üzerinde uçabiliyor. AKINCI’nın daha büyük sensörü sayesinde, TB2’den iki kat yüksekte uçarken aynı veya daha iyi yer çözünürlüğü elde edebilmesi beklenir.
Bu hesap, İHA sensör seçiminin neden platformla birlikte düşünülmesi gerektiğini gösteriyor. En iyi sensörü küçük bir İHA’ya koymak, ne fiziksel olarak mümkün ne de operasyonel olarak mantıklı. Her platform sınıfının kendi optimum sensör konfigürasyonu var.
WESCAM MX-15 vs ASELSAN: Karşılaştırma
TB2’nin erken versiyonlarında Kanada menşeli L3Harris WESCAM MX-15 sensörü kullanılıyordu. Bu sensör, dünya İHA pazarının en yaygın EO/IR faydalı yüklerinden biri. Türkiye’nin WESCAM’dan ASELSAN sensörlerine geçiş süreci, yerli savunma sanayinin olgunlaşma hikayesinin bir bölümü.
WESCAM MX-15, kanıtlanmış bir sensör. Dünya genelinde çok sayıda askeri ve sivil platformda kullanılıyor. 7 sensör pozisyonu, HD termal kamera, gündüz kamerası, lazer sistemleri ve geniş görüş alanı seçenekleri barındırıyor. Ağırlığı yaklaşık 40-50 kg, taktik İHA segmenti için optimize edilmiş.
| Özellik | WESCAM MX-15 | ASELSAN İHA Sensörü (TB2) | ASELFLIR-500 (AKINCI) |
|---|---|---|---|
| Üretici | L3Harris (Kanada) | ASELSAN | ASELSAN |
| FLIR bandı | MWIR | MWIR | MWIR |
| Detektör | Soğutmalı (3. nesil) | Soğutmalı (2/3. nesil) | Soğutmalı (3. nesil) |
| Gündüz kamerası | HD (1080p+) | HD (1080p) | Full HD/4K |
| Stabilizasyon | 4 eksen | 3 eksen | 4 eksen |
| Lazer mesafe ölçer | Var (20+ km) | Var (15-20 km) | Var (20+ km) |
| Lazer isaretleyici | Var | Var | Var |
| Ağırlık | ~47 kg | ~35-40 kg | ~70 kg |
| Yerli üretim | Hayır | Evet | Evet |
| Tedarik güvencesi | Politik bağımlı | Tam | Tam |
Bu tabloyu okurken, MX-15’in olgunluk avantajını görmezden gelmek yanlış olur. Binlerce birim üretilmiş, onlarca ülkede operasyonda. Bu deneyim, yazılım stabilitesi, güvenilirlik ve ergonomi açısından ciddi birikim anlamına geliyor. ASELSAN’ın İHA sensörleri görece daha genç ürünler ve bu deneyim açığını zaman içinde kapatmaları gerekiyor.
Öte yandan, WESCAM MX-15’in Türkiye’ye satışı 2020 yılında Kanada tarafından askıya alındı. Karabağ Savaşı’nda TB2’lerin kullanılması üzerine uygulanan bu ambargo, Türkiye’nin yerli sensöre geçiş sürecini hızlandırdı. Tıpkı hedefleme podlarında olduğu gibi, burada da “en iyi sensör, elinizdeki sensördür” prensibi geçerli oldu.
Bayraktar TB2, TB3 ve AKINCI: Sensör Farklılıkları
Her üç platform farklı operasyonel konseptle tasarlanmış ve sensör konfigürasyonları bu farkı yansıtıyor.
TB2, taktik İHA segmentinin referans platformu. Faydalı yük kapasitesi sınırlı (yaklaşık 55 kg EO payload + 150 kg mühimmat), bu yüzden sensör kompakt ve hafif olmak zorunda. TB2’nin EO sensörü, temel ISR ve lazer güdümlü mühimmat kullanımı için yeterli kapasiteyi minimum ağırlıkta sunmayı hedefliyor. Gece ve gündüz görüntüleme, lazer mesafe ölçme ve lazer isaretleme yapabiliyor. Menzil ve çözünürlükte sınırlamaları var ama maliyet-etkinlik oranı olağanüstü.
TB3, TCG Anadolu amfibi hücum gemisinden operasyon yapacak şekilde tasarlanmış. Daha güçlü motor, kısaltılmış kalkış/iniş mesafesi ve katlanabilir kanatlar. Sensör tarafında TB2’ye kıyasla gelişmiş bir EO/IR taret bekleniyor. Deniz operasyonlarının gereksinimleri karada farklı: Deniz yüzeyinden hedef tespiti, gemi sınıflandırması ve deniz ortamının optik zorlukları (tuz spreyi, yüksek nem, güneş yansıması) sensör tasarımını etkiliyor.
AKINCI ise tamamen farklı bir liga. MQ-9 Reaper sınıfında bir platform olarak, 200+ kg EO faydalı yük kapasitesine sahip. ASELFLIR-500 gibi büyük ve yüksek performanslı bir sensör taşıyabiliyor. Bunun yanı sıra ASELSAN SARPER SAR (Sentetik Açıklıklı Radar) radarını da faydalı yük olarak barındırıyor. SAR, kötü hava koşullarında ve gece, EO sensörlerin etkisiz kaldığı durumlarda yer görüntüleme yapabilen bir radar sistemi. EO ve SAR birlikte çalıştığında, AKINCI hemen hemen hiçbir koşulda kör kalmıyor.
Bence burada en dikkat çekici nokta, Türkiye’nin üç farklı platform sınıfı için üç farklı sensör konfigürasyonunu yerli olarak sağlayabilecek kapasitede olması. Bu, dünyada çok az ülkenin başarabildiği bir şey. ABD, İsrail ve belki Çin dışında, taktik İHA’dan MALE İHA’ya kadar tüm segmentlerde yerli EO sensör sunabilen ülke sayısı çok sınırlı.
Yapay Zeka: Otomatik Hedef Tanıma (ATR)
İHA sensörlerinin geleceği yapay zeka ile şekilleniyor. Otomatik hedef tanıma (ATR - Automatic Target Recognition), bu dönüşümün en somut ve en yakın uygulaması.
ATR’nin ne yaptığını somutlaştıralım. Bir İHA operatörü saatlerce ekrana bakarak hedef arıyor. Geniş bir alanı tarıyor, her noktayı inceliyor, “bu bir araç mı, kaya mı, ağaç mı” sorusunu tekrar tekrar soruyor. Bu, hem zaman kaybı hem de bilişsel yorgunluk nedeniyle hata yapma riski taşıyan bir süreç.
ATR ile sensör görüntüsü gerçek zamanlı olarak yapay zeka algoritmasından geçiyor. Algoritma, derin öğrenme modelleriyle eğitilmiş ve binlerce farklı askeri hedefin termal ve görsel imzasını tanıyor. Görüntüde bir araç tespit ettiğinde, operatörün ekranında otomatik olarak isaretliyor. “Burada bir araç var, tipi muhtemelen T-72 tankı, hareket yönü kuzeybatı, hızı 30 km/s” gibi bir bilgilendirme yapabiliyor.
Bu teknolojinin üç temel avantajı var. Birincisi, tepki süresi. İnsan operatör hedefi fark edene kadar geçen süre, ATR ile saniyelerden milisaniyelere düşüyor. Zaman kritik hedeflere karşı (hareketli füze rampası gibi) bu fark hayat kurtarabilir.
İkincisi, çoklu İHA yönetimi. Bir operatör aynı anda birden fazla İHA’nın görüntüsünü izleyemez. Ama ATR destekli İHA’lar kendi başlarına hedef tarayıp, sadece “dikkat gerektiren” görüntüleri operatöre iletebilir. Bu, “bir operatör birden fazla İHA” konseptini mümkün kılar ve personel ihtiyacını azaltır.
Üçüncüsü, kamuflaj aşma. İnsan gözü aldatılabilir ama iyi eğitilmiş bir yapay zeka modeli, kamuflaj örtüsü altındaki aracın şeklini, termal imzasını ve çevresindeki anomalileri analiz ederek tespiti zorlaştıran hedefleri bulabilir.
ASELSAN’ın ATR alanındaki çalışmaları hızlanıyor. Savunma fuarlarında sergilenen demonstrasyonlarda, termal görüntüde araç tespiti, sınıflandırma ve takip gösterildi. Henüz operasyonel olgunluk seviyesi tam olarak bilinmiyor ama yön doğru.
Bir de ATR’nin risklerinden bahsetmek lazım. Yapay zeka yanlış tanımlama yapabilir. Sivil kamyonu askeri araç, traktörü zırhlı personel taşıyıcı olarak sınıflandırabilir. Bu, yan hasar ve sivil kayıp riski demek. Bu yüzden ATR sistemleri, karar destek aracı olarak tasarlanıyor. Son kararı insan veriyor. “İnsan döngüde” (human-in-the-loop) prensibi, otonom silah sistemlerinin etik sınırı.
Geleceğin EO Trendi: Çoklu Spektral ve Ötesi
İHA EO sensörlerinin geleceği birkaç paralel trend etrafında şekilleniyor.
Çoklu spektral (multispectral) sensörler, tek bir taret içinde MWIR, LWIR, SWIR (kısa dalga kızılötesi) ve görünür ışık kanallarını birleştiriyor. Her kanal farklı bilgi sağlıyor ve füzyon algoritmasıyla tek bir zenginleştirilmiş görüntü oluşturuluyor. MWIR sıcak hedefleri, LWIR ılıman hedefleri, SWIR gece aydınlatmayı, görünür ışık detayı veriyor. Birleşik görüntü, tek bantlı sensörlerin kaçıracağı hedefleri yakalıyor.
Hiperspektral sensörler daha da ileri gidiyor. Yüzlerce dar spektral banda bölünmüş görüntüleme yaparak malzeme tanımlama kapasitesi kazandırıyor. Kamuflaj örtüsü altındaki araç, gizlenmiş mayın tarlası veya kimyasal kontaminasyon bölgesi hiperspektral sensörle tespit edilebiliyor. Henüz İHA üzerinde pratik kullanımı sınırlı (veri miktarı devasa, işlem gücü ihtiyacı yüksek) ama teknoloji hızla olgunlaşıyor.
LIDAR (Light Detection and Ranging) entegrasyonu da gelecek trendlerden biri. LIDAR, lazer pulsuyla üç boyutlu yüzey haritası oluşturuyor. EO görüntüyle birleştirildiğinde, hedefin sadece iki boyutlu görüntüsü değil, üç boyutlu modeli elde ediliyor. Bu, yapı analizi, arazı haritalama ve şehir içi operasyonlarda büyük avantaj.
Kompakt ve hafif sensörlerin gelişmesi de önemli bir trend. Mikrobolometre teknolojisindeki ilerlemeler, giderek daha küçük ve hafif termal kameraları mümkün kılıyor. Bu, mini İHA’ların (1-2 kg sınıfı) bile anlamlı termal görüntüleme kapasitesine sahip olmasını sağlıyor. Askeri düzeyde termal kameranın 200 gram altına inmesi, tabur seviyesinde her timin kendi termal İHA’sına sahip olmasının yolunu açıyor.
Küresel Rekabet ve Türkiye’nin Konumu
İHA EO sensör pazarı, İHA pazarının kendisi kadar hızlı büyüyor. Küresel oyunculara bakalım.
İsrail’in Elbit Systems firması bu pazarın en güçlü oyuncularından. Hermes, WatchKeeper ve çeşitli İHA platformlarına entegre edilen CoMPASS, DCOMP ve mini sensör aileleri geniş bir ürün yelpazesi sunuyor. Elbit’in avantajı, İsrail’in sürekli çatışma ortamında kazandığı saha deneyimi.
ABD’de L3Harris (WESCAM), Raytheon ve GA-ASI (General Atomics) pazar liderliğini paylaşıyor. MTS-B ve MTS-C gibi MQ-9 Reaper’ın sensörleri, MALE İHA segmentinin referans ürünleri.
Çin de bu pazarda hızla büyüyor. DJI’ın sivil drone kameralarından edindiği teknoloji, askeri İHA sensörlerine de yansıyor. Düşük maliyet ve büyük üretim kapasitesi Çin’in avantajı.
Türkiye, ASELSAN’ın İHA sensörleri ve Baykar/TAI platformlarıyla bu pazarda hızla yükselen bir oyuncu konumunda. TB2’nin 35’ten fazla ülkeye ihracatı, beraberinde ASELSAN sensörlerinin de küresel pazara açılmasını sağladı. AKINCI’nın ihracat programı da büyük sensörlerin uluslararası sahneye çıkmasının yolunu açacak.
Bence Türkiye’nin bu pazardaki en büyük avantajı, platform-sensör-mühimmat entegrasyonunun tek bir ekosistemde sağlanması. Müşteri TB2 aldığında ASELSAN sensörü ve ROKETSAN mühimmatı da paket halinde geliyor. Bu, müşterinin farklı firmalar arası entegrasyon sorunlarıyla uğraşmasını gereksiz kılıyor. Anahtar teslim çözüm, pazarlama açısından çok güçlü bir teklif.
Stratejik Değerlendirme: Göz Ne Kadar Keskinse Yumruk O Kadar Etkili
İHA’ların gözleri olan EO sensörler, Türkiye’nin savunma sanayi başarı hikayesinin görünmeyen kahramanları. Herkes TB2’yi, AKINCI’yı, KIZILELMA’yı konuşuyor ama bu platformların operasyonel değerinin büyük bölümünü sensörler sağlıyor.
Türkiye bu alanda ciddi bir kapasite oluşturdu. Mini İHA’dan MALE İHA’ya kadar farklı platform sınıflarına uygun sensör ailesi, mikrobolometre yerli üretimi, platform-sensör entegrasyon deneyimi ve hızla büyüyen ihracat referansları gerçek başarılar.
Eksikler de var ve görmezden gelmek doğru olmaz. Soğutmalı detektör bağımlılığı burada da geçerli. 4 eksenli gimbal stabilizasyonu ve büyük optik açıklıklı sensörlerde ABD ve İsrail’in gerisinde. Yapay zeka destekli ATR konusunda henüz erken aşamada. Ve en önemlisi, WESCAM MX-15 gibi dünya referansı ürünlerle rekabet edebilmek için daha fazla saha deneyimi ve yazılım olgunluğu gerekiyor.
Analiz var, propaganda yok: Türkiye İHA sensörleri alanında kendi gözlerini yapabilecek kapasiteye ulaştı. Bu gözler şu an dünya liginin ilk beşinde değil ama ilk on içinde güçlü bir pozisyonda. Detektör yerlileştirme ve yapay zeka yatırımları hız kazandığında, bu sıralama yukarı tırmanacak. Çünkü İHA savaşının geleceğini, uçağın ne kadar uzun uçtuğu değil, sensörün ne kadar iyi gördüğü belirleyecek.
Sık Sorulan Sorular
Bayraktar TB2'nin kamerası nedir?
İHA sensöründe gimbal stabilizasyonu neden önemlidir?
Yapay zeka İHA sensörlerinde nasıl kullanılıyor?
Analizleri kaçırmayın
Haftalık savunma sanayi bülteni.
İlgili Makaleler

ASELSAN CATS Hedefleme Podu: Sniper ATP'ye Yerli Alternatif Mi?
ASELSAN CATS hedefleme podu teknik analizi. 3. nesil FLIR, lazer güdüm, F-16 entegrasyonu ve Sniper ATP karşılaştırması.

Termal Görüntüleme Nasıl Çalışır? Gece Savaşının Görünmez Silahı
Termal görüntüleme teknolojisi askeri analizi. FLIR nesilleri, soğutmalı-soğutmasız detektör, ASELSAN termal kamera kapasitesi.

Bir Lazer Işını Tankı Nasıl Buluyor? TEBER ve Hassas Güdüm Sistemi
Lazer güdümlü mühimmat nasıl çalışır? TEBER LGB kiti, lazer işaretleme, CEP hassasiyeti, HGK/KGK farkı ve Türkiye'nin hassas vuruş kapasitesi analizi.