İçeriğe atla
Radar Sistemleri 2 Mayıs 2026 • 12 dk okuma

SAR Radar Nedir? İHA'lar Bulutun Ardından Nasıl Görüntü Alır?

SAR radar nedir, sentetik açıklıklı radar fiziği, İHA'larda SAR kullanımı, ASELSAN SARPER ve Türkiye'nin SAR kapasitesi analizi.

Siper Analiz Ekibi
SAR radar sentetik açıklıklı radar İHA görüntüleme konsept görseli

Askeri keşif gözetlemenin en büyük düşmanı ne biliyor musunuz? Düşman değil, hava durumu. Milyarlarca dolar değerinde uydu, İHA ve keşif uçağı filosu kurun; bulutlu bir gün geldiğinde optik kameralarınız kullanılamaz hale gelir. Gece olduğunda görüş mesafeniz sıfıra düşer. Sisli bir sabahta kritik bir istihbarat penceresini kaçırırsınız.

Bu soruna “her hava koşulu” çözümü sunan tek teknoloji var: SAR, yani Sentetik Açıklıklı Radar. Kendi mikrodalga sinyalini gönderip yansımayı analiz ederek, bulutun altından, gecenin karanlığında, sisin içinden yeryüzünün detaylı görüntüsünü çıkaran bir teknoloji. Askeri istihbaratın “7/24 her koşulda göz” ihtiyacının cevabı.

Bu yazıda SAR radarın fiziğini basitleştirilmiş ama doğru bir şekilde anlatacağız. İHA’larda nasıl kullanıldığına, ASELSAN’ın SARPER radarına, sivil uygulamalarına ve Türkiye’nin bu alandaki kapasitesine bakacağız.

Optik Kamera Neden Yetmiyor? Görünmeyen Savaş Alanı

Önce sorunu net tanımlayalım. Modern keşif gözetleme büyük ölçüde elektro-optik (EO) ve kızılötesi (IR) sensörlere dayanıyor. Elektro-optik sistemler analizimizde bu teknolojilerin kapasitelerini detaylıca ele almıştık. EO/IR sensörler mükemmel çözünürlük sunar, renkli görüntü verir, termal imza tespiti yapar. Ama bir Aşil topukları var: atmosfere bağımlılar.

Görünür ışık (EO) ve kızılötesi (IR) dalgaları atmosferdeki su damlacıkları, buz kristalleri ve aerosollerce emilir veya saçılır. Bu yüzden bulut varsa EO görmez. Sis varsa IR bulanıklaşır. Yoğun yağmurda ikisi de işe yaramaz.

Peki bu ne kadar sık oluyor? Ortadoğu gibi kurak bölgelerde bile yılın yaklaşık yüzde 30-40’ında bulut örtüsü keşif gözetlemeyi engeller veya kısıtlar. Kuzey Avrupa, Karadeniz sahili veya dağlık bölgelerde bu oran yüzde 60-70’e çıkabilir. Yani optik sensörlere bağımlı bir keşif sistemi, yılın neredeyse yarısında “kör” demek.

Askeri operasyonlarda zamanlama seçemezsiniz. Düşman bulutlu günlerde hareket eder, geceleyin mevzi değiştirir, sisin altında konuşlanır. Hava durumunun güzel olmasını bekleyecek lüksünüz yok. İşte SAR radar tam bu boşluğu dolduruyor.

SAR Fiziği: Küçük Antenle Büyük İş Nasıl Yapılır?

SAR’ın fiziğini anlamak için önce normal görüntüleme radarının limitini bilmek gerekiyor.

Normal bir radar, çözünürlüğünü anten boyutuyla belirler. Daha hassas, daha detaylı görüntü istiyorsanız daha büyük anten gerekir. Ama anten boyutunu sınırsız büyütemezsiniz, özellikle bir İHA’nın veya uçağın altında taşıyorsanız. 5 metre kanat açıklığındaki bir İHA’ya 10 metrelik anten takamıyorsunuz.

İşte SAR burada devreye giriyor ve mühendislik tarihinin en zekice fikirlerinden birini kullanıyor: platformun hareketini antenin uzantısına çevirme.

Nasıl çalışıyor? Radar taşıyan platform (uçak veya İHA) düz bir çizgide uçarken, sürekli sinyal gönderir ve yansımaları toplar. Her pozisyonda aldığı yansıma biraz farklıdır çünkü hedefle arasındaki mesafe ve açı değişir. Tüm bu farklı pozisyonlardan toplanan sinyalleri birleştirdiğinizde, sanki devasa bir anten kullanmışsınız gibi yüksek çözünürlük elde edersiniz. “Sentetik açıklık” adı buradan geliyor: fiziksel anten küçük ama sentetik olarak oluşturulan anten, uçuş yolu boyunca yüzlerce metre uzunluğunda.

Somutlaştıralım. 1 metrelik fiziksel antene sahip bir radar, X-bant frekansında (10 GHz), 100 km mesafeden yaklaşık 3 km çözünürlük sağlar. Aynı radar SAR modunda çalıştığında, 10 km’lik uçuş yolu boyunca sinyal birleştirip 0.3 metre, yani 30 santimetre çözünürlüğe ulaşabilir. Onbin kat iyileştirme. Bu, fizik kurallarını çiğnemek değil; zekice kullanmak.

Tabii bir bedeli var. SAR, yoğun sinyal işleme gerektirir. Toplanan ham veri devasa boyutta ve bu veriyi anlamlı görüntüye çevirmek ciddi hesaplama gücü istiyor. Eskiden bu işlem saatler sürerdi. Bugün modern işlemciler ve FPGA’larla gerçek zamana yakın SAR görüntüleme mümkün hale geldi.

SAR Modları: Stripmap, Spotlight ve ScanSAR

SAR radarlar tek bir modda çalışmaz. Farklı operasyonel ihtiyaçlara göre farklı modlar kullanılır. Her modun avantajı ve sınırlaması var.

Stripmap Modu: Radar, platform hareket ederken sabit bir açıda yana bakar ve yeryüzünün bir “şerit” görüntüsünü çıkarır. Geniş alan kapsama için idealdir. Çözünürlük tipik olarak 1-3 metre. Bir keşif uçuşunda düşman mevzilerinin genel dağılımını görmek istiyorsanız stripmap kullanırsınız.

Spotlight Modu: Radar, belirli bir noktaya sürekli odaklanır. Platform hareket ederken anten açısını değiştirerek aynı noktayı uzun süre aydınlatır. Bu, çok daha yüksek çözünürlük sağlar: 0.1-0.3 metre. Bir bina, köprü veya araç parkının detaylı görüntüsü için spotlight kullanırsınız. Dezavantajı, küçük bir alanı görmesi.

ScanSAR Modu: Radar, farklı açılara hızlıca dönerek çok geniş bir alanı tarar. Çözünürlük düşer (5-25 metre) ama kapsama alanı devasa olur. 100 km’lik bir şeridi tek geçişte görüntüleyebilir. Stratejik keşif ve felaket bölgesi haritalama için kullanılır.

SAR ModuÇözünürlükŞerit GenişliğiTipik Kullanım
Stripmap1-3 m20-50 kmTaktik keşif, mevzi haritalama
Spotlight0.1-0.3 m5-10 kmHedef tanımlama, hasar tespiti
ScanSAR5-25 m100-500 kmStratejik gözetleme, geniş alan
ISAR<0.5 mTek hedefGemi/uçak sınıflandırma

Bir de ISAR (Inverse SAR) var. Burada platform sabit, hedef hareketli. Hedefin kendi hareketi sentetik açıklığı oluşturur. Denizde hareket eden gemilerin detaylı görüntüsünü çıkarmak için kullanılır. Geminin tipini, boyutunu, güverte düzenini belirleyebilirsiniz.

GMTI: Hareketli Hedefi Sabit Arka Plandan Ayırmak

SAR’ın görüntüleme yeteneği muazzam ama bir zayıf noktası var: hareketsiz sahneyi görüntüler. Hareketli hedefler SAR görüntüsünde bulanıklaşır veya kaybolur. Bir konvoyun 30 km/s hızla hareket ettiğini düşünün; SAR görüntüsünde bu konvoy bulanık bir leke olarak görünür veya hiç görünmez.

İşte GMTI (Ground Moving Target Indicator) bu sorunu çözen ek bir radar modudur. GMTI, Doppler sinyalini kullanarak hareketli hedefleri sabit arka plandan ayırır. Zemine göre hareket eden her nesne, farklı bir Doppler kayması üretir. GMTI bu kaymayı algılayarak hareketli araçları, insanları, hatta bazı durumlarda yaya gruplarını tespit edebilir.

Modern SAR/GMTI sistemleri bu iki yeteneği birleştirir. Aynı radar hem SAR görüntüsü üretir hem de GMTI tespit yapar. SAR görüntüsünün üzerine GMTI hedeflerini bindirdiğinizde, hem arazinin detaylı haritasını hem de üzerinde hareket eden unsurları görebilirsiniz. Bu, komutanın masa üzerinde gerçek zamanlı bir savaş alanı resmi görmesi demek.

ABD’nin E-8 JSTARS (Joint Surveillance Target Attack Radar System) uçağı, bu konseptin en bilinen örneği. Körfez Savaşı’nda Irak zırhlı birliklerinin gece karanlığında hareketini izleyip, bu bilgiyi hava ve kara kuvvetlerine ileterek büyük bir asimetrik avantaj sağladı. Düşman “gecenin karanlığında güvendeydim” derken, GMTI radarı her hareketini izliyordu.

İHA’larda SAR: Keşif Gözetlemenin Geleceği

SAR radarın en doğal evi İHA platformları. Neden? Birkaç temel sebep var.

Birincisi, İHA’lar uzun süre havada kalabilir. Bir HALE (Yüksek İrtifa Uzun Süre) İHA 24-48 saat kesintisiz uçabilir. Bu süre boyunca sürekli SAR görüntüleme yaparak bir bölgenin değişim analizi çıkarılabilir. “Dün burada bir araç vardı, bugün yok” veya “bu arazide yeni kazı yapılmış” gibi istihbarat, zamana yayılmış SAR taramalarıyla elde ediliyor.

İkincisi, İHA’lar insansız olduğu için riskli bölgelerde uçabilir. Düşman hava savunmasının yoğun olduğu bir alanda pilotlu keşif uçağı göndermek zor ve riskli. İHA kaybedilse bile can kaybı yok.

Üçüncüsü, İHA boyutları SAR için yeterli. SAR’ın fiziksel olarak büyük antene ihtiyacı yok; küçük antenle büyük iş yapması zaten SAR’ın en büyük avantajı. MALE ve HALE sınıfı İHA’ların altına sığacak boyutta SAR radarlar rahatlıkla entegre edilebiliyor.

Dünyada İHA tabanlı SAR kullanımına birkaç örnek: ABD’nin MQ-9 Reaper İHA’sı Lynx SAR/GMTI radarı taşıyor. General Atomics tarafından üretilen bu radar, spotlight modda 10 cm çözünürlüğe ulaşabiliyor. İsrail’in Heron TP İHA’sı Elta EL/M-2054 SAR radarıyla donatılabiliyor. Türkiye’nin ANKA ve AKINCI İHA’ları ise ASELSAN SARPER radarını taşıyabiliyor.

ASELSAN SARPER: Türkiye’nin SAR Çözümü

SARPER (Sentetik Açıklıklı Radar / Periyodik), ASELSAN tarafından geliştirilen ve İHA platformlarına entegre edilebilen yerli SAR/GMTI radarı. Türkiye’nin bu alandaki en önemli yerli kapasitesi.

SARPER hakkında açık kaynaklarda paylaşılan teknik bilgiler sınırlı olsa da bilinen özellikleri şöyle özetlenebilir: Stripmap ve spotlight modlarında çalışabilme, GMTI kapasitesi, gerçek zamana yakın görüntü işleme, hafif ve kompakt yapı (İHA uyumlu), çoklu çözünürlük seçeneği.

SARPER’in önemi salt teknik performansıyla sınırlı değil. Stratejik açıdan bakıldığında, SAR radarı ithal etmek neredeyse imkansız. Bu sistemlerin yazılımı, sinyal işleme algoritmaları ve mod konfigürasyonları son derece hassas teknolojiler. ABD kendi müttefiklerine bile SAR radar ihracatını kısıtlı tutuyor. İsrail bazı SAR sistemlerini ihraç ediyor ama kaynak kodunu paylaşmıyor. Bu durumda yerli SAR kapasitesi, Türkiye’nin keşif gözetleme bağımsızlığı için vazgeçilmez.

ASELSAN radar analizimizde ASELSAN’ın radar portföyünün genişliğine baktık. SARPER bu portföyün görüntüleme radarı ayağını oluşturuyor. ÇAFRAD savaş uçağı için, MURAD hava savunma için, ERALP erken ihbar için geliştirildiyse, SARPER de keşif gözetleme için geliştirildi. Her biri farklı bir ihtiyaca cevap veriyor.

Dünya SAR Radarları: Karşılaştırma

Türkiye’nin SARPER’ini küresel bağlama oturtmak için dünya SAR radarlarına bakalım.

SAR RadarÜlke/FirmaPlatformÇözünürlük (Spot)AğırlıkGMTI
SARPERTürkiye/ASELSANANKA, AKINCI<1 m (tah.)HafifEvet
LynxABD/General AtomicsMQ-9 Reaper0.1 m~52 kgEvet
ASTOR/Sentinelİngiltere/RaytheonSentinel R10.3 mBüyük (uçak)Evet
PicoSARİngiltere/LeonardoÇoklu İHA0.15 m12.5 kgEvet
EL/M-2054İsrail/EltaHeron TP0.5 mOrtaEvet
SAR-LupeAlmanya/OHBUydu0.5 mUyduHayır
TerraSAR-XAlmanya/AirbusUydu0.25 mUyduHayır

ABD’nin Lynx radarı, 10 cm spotlight çözünürlüğüyle dünyanın en kabiliyetli İHA tabanlı SAR sistemlerinden biri. Ama 20 yılı aşkın geliştirme ve milyarlarca dolarlık yatırımın ürünü. SARPER daha genç bir sistem ve olgunlaşma süreci devam ediyor. Ama yerli olması, Türkiye’nin ihtiyacına göre özelleştirilebilmesi ve ihracat kısıtlamalarından bağımsız olması stratejik açıdan büyük avantaj.

Leonardo’nun PicoSAR’ı dikkat çekici: sadece 12.5 kg ağırlığında mini SAR radar. Bu, küçük taktik İHA’lara bile SAR kapasitesi kazandırabileceğini gösteriyor. Gelecekte tabur seviyesinde bile organik SAR kapasitesi mümkün olabilir.

Sivil Uygulamalar: SAR Sadece Askeri Değil

SAR radarın sivil uygulamaları, askeri kadar geniş ve etkili. Bu teknolojiyi sadece askeri çerçevede değerlendirmek, resmin yarısını kaçırmak olur.

Tarım alanında SAR radarlar toprak nem ölçümü, ekin sağlığı izleme ve hasat zamanlaması için kullanılıyor. Mikrodalga sinyaller toprak yüzeyine nüfuz edip nem içeriğini ölçebiliyor. Bulutlu bölgelerde optik uydu görüntüsü alamadığınızda bile SAR ile tarım arazilerini izleyebilirsiniz. Avrupa Uzay Ajansı’nın Sentinel-1 uyduları tam olarak bu amaçla SAR verisi sağlıyor.

Afet yönetiminde SAR, sel baskını haritalama, deprem hasar tespiti ve heyelan izleme için vazgeçilmez. Deprem sonrası bulutlu havalarda bile hasar gören binaları tespit edebilir. Sel sularının kapladığı alanları santimetre hassasiyetle haritalayabilir. 2023 Kahramanmaraş depreminden sonra uluslararası SAR uyduları bölgenin hasar haritasını çıkarmada kritik rol oynadı.

Ormancılık ve çevre izleme alanında SAR, ağaç örtüsü değişimini, yasadışı ağaç kesimini ve orman yangını sonrası hasar tespitini yapabilir. Amazon yağmur ormanlarındaki yasadışı ağaç kesimi, Brezilya’nın SAR uyduları tarafından izleniyor.

Deniz gözetlemede SAR, petrol sızıntısı tespiti, gemi trafiği izleme ve buz haritalama için kullanılıyor. Petrol sızıntısı deniz yüzeyinin pürüzlülüğünü değiştirir ve SAR bu değişikliği algılar. Kuzey Denizi’ndeki petrol platformları çevresinde SAR uyduları sürekli gözetleme yapıyor.

Bu sivil uygulamalar, SAR teknolojisine yapılan yatırımın geri dönüşünü artırıyor. Askeri amaçla geliştirilen SAR kapasitesi, barış zamanında sivil kullanıma aktarılabiliyor. Bu dual-use özellik, bütçe gerekçelendirme açısından önemli.

Türkiye’nin SAR Yol Haritası: Uydudan İHA’ya

Türkiye’nin SAR kapasitesi iki ana eksende gelişiyor: havadan (İHA tabanlı) ve uzaydan (uydu tabanlı).

İHA tabanlı SAR’da ASELSAN SARPER ile temel yerli kapasite oluşturulmuş durumda. Bir sonraki adım, SARPER’in farklı İHA platformlarına entegrasyonunun genişletilmesi ve çözünürlüğün artırılması. ANKA serisi İHA’lar SARPER’in doğal taşıyıcısı, ama AKINCI gibi ağır İHA’lar daha büyük ve kabiliyetli SAR radarları taşıyabilir. AKINCI analizimizde bu platformun faydalı yük kapasitesini değerlendirmiştik.

Uydu tabanlı SAR’da Türkiye henüz başlangıç aşamasında. GÖKTÜRK uyduları optik görüntüleme yapıyor ama SAR uydusu henüz fırlatılmadı. TÜBİTAK UZAY ve TAI’nin uydu geliştirme kapasitesi artıyor. Ama SAR uydusu tasarlamak, optik uydudan çok farklı mühendislik gerektirir. Güç kaynağı (SAR çok enerji ister), termal yönetim, veri aktarım kapasitesi, yörünge tasarımı, bunların hepsi SAR’a özgü zorluklar.

Dünyada SAR uydu kapasitesi hızla artıyor. Almanya TerraSAR-X ve TanDEM-X ile öncü oldu. İtalya COSMO-SkyMed takımyıldızını işletiyor. Güney Kore KOMPSAT-5’i fırlattı. Hatta özel sektörde Capella Space ve ICEYE gibi şirketler mikro SAR uyduları fırlatıp ticari SAR verisi satıyor. Bu eğilim, SAR uydu teknolojisinin demokratikleştiğini gösteriyor. Türkiye bu treni kaçırmamalı.

Yapay Zeka ve SAR: Otomatik Hedef Tanıma

SAR görüntüleme mükemmel veri üretir ama bu veriyi yorumlamak başlı başına bir zorluk. SAR görüntüsü optik fotoğrafa benzemiyor. Gölgeler farklı düşer, yüzey pürüzlülüğü farklı yorumlanır, metal ve toprak farklı sinyal yansıtır. Eğitimli bir analist bile SAR görüntüsünü yorumlamak için zaman harcar.

İşte yapay zeka bu noktada devreye giriyor. Otomatik Hedef Tanıma (ATR - Automatic Target Recognition), SAR görüntüsündeki hedefleri insan müdahalesi olmadan tanımlayan algoritmalardır. Derin öğrenme yöntemleri bu alanda devrim yaratıyor. Konvolüsyonel sinir ağları (CNN) SAR görüntülerindeki tank, kamyon, gemi gibi hedefleri yüksek doğrulukla tanıyabiliyor.

ABD’nin Moving and Stationary Target Acquisition and Recognition (MSTAR) veri seti, SAR ATR araştırmasının temel taşı. Bu veri setiyle eğitilen algoritmalar, farklı açılardan çekilmiş SAR görüntülerindeki askeri araçları yüzde 90’ın üzerinde doğrulukla tanıyabiliyor.

Türkiye bu alanda TÜBİTAK ve üniversitelerin yürüttüğü araştırma projelerine sahip. ASELSAN’ın SARPER ile ürettiği veriler üzerinde yapay zeka destekli ATR geliştirmesi, operasyonel açıdan büyük fayda sağlayacak. Analisti beklemeden, radar görüntüsü alındığı anda hedeflerin otomatik sınıflandırılması, karar döngüsünü dramatik şekilde hızlandırır.

Ukrayna Savaşı ve SAR Dersleri

Ukrayna savaşı, SAR teknolojisinin önemini bir kez daha kanıtladı. Bu savaştan çıkan birkaç ders SAR açısından dikkat çekici.

Birincisi, uydu tabanlı SAR ticari istihbaratın ana kaynağı oldu. Capella Space ve ICEYE gibi ticari SAR uydu şirketleri, Ukrayna’daki Rus askeri hareketlerini izleyip görüntüleri kamuoyuyla paylaştı. Rusya’nın tankları gece taşısa bile, SAR uyduları bu hareketleri tespit etti. Bu, SAR’ın stratejik istihbarattaki rolünü somutlaştırdı.

İkincisi, drone savaşında SAR’ın entegre rolü belirginleşti. Ukrayna’nın TB2 İHA’ları optik sensörle başarılı saldırılar gerçekleştirdi ama bulutlu havalarda görüş sınırlıydı. SAR destekli İHA’lar bu kısıtlamayı aşabilirdi. Savaş uzadıkça her iki tarafın da SAR kapasitesine yatırım yaptığı görülüyor.

Üçüncüsü, değişim tespiti (change detection) konsepti operasyonel olarak kanıtlandı. Aynı bölgenin farklı zamanlarda çekilen SAR görüntülerini karşılaştırarak yeni mevzi inşası, araç yığınağı veya mayın döşenmesi tespit edildi. Bu, statik görüntüleme yerine dinamik istihbarata geçiş anlamına geliyor.

Teknik Zorluklar ve Gelecek

SAR teknolojisi güçlü ama sınırsız değil. Birkaç teknik zorluk hala çözülmeyi bekliyor.

Birincisi, veri hacmi. Yüksek çözünürlüklü SAR görüntüleme devasa miktarda veri üretir. Bir spotlight görüntüsü gigabaytlarca veri demek. Bu veriyi İHA’dan gerçek zamanlı aktarmak ciddi veri bağlantısı kapasitesi gerektirir. Aksi halde ham veri İHA iniş yaptıktan sonra işlenir ki bu, istihbarat döngüsünü yavaşlatır.

İkincisi, RFI (Radio Frequency Interference). SAR frekansları sivil kullanımla örtüşebilir ve yapay girişim SAR görüntüsünü bozar. Kentsel alanlarda bu sorun özellikle ciddi.

Üçüncüsü, hareket artefaktları. SAR, platformun stabil uçuş yolu izlemesini gerektirir. Türbülans veya rüzgar İHA’yı salladığında, SAR görüntüsü bozulur. İnertial navigasyon sistemi (INS) ve otopilot hassasiyeti SAR kalitesini doğrudan etkiler.

Gelecekte SAR teknolojisinde birkaç trend öne çıkıyor: video SAR (saniyede birçok SAR görüntüsü üreterek video benzeri akıcılık), 3D SAR (tomografik yöntemlerle üç boyutlu görüntüleme), miniaturize SAR (gram ağırlığında mikro SAR çipler), ve çok istasyonlu SAR (birden fazla platformun sinyallerini birleştirerek süper çözünürlük).

SAR radarı, modern keşif gözetlemenin bel kemiği olmaya devam edecek. Optik kameralar elbette önemini koruyacak ama SAR’ın “her koşulda görme” yeteneği onu vazgeçilmez kılıyor. Türkiye’nin SARPER ile başlayan yerli SAR kapasitesini uydu katmanıyla taçlandırması, hem askeri hem de sivil açıdan stratejik bir kazanım olacak. Çünkü bulutların üstünden değil, altından görebilen taraf her zaman avantajlı.

Sık Sorulan Sorular

SAR radar nedir ve normal radardan farkı nedir?
SAR (Sentetik Açıklıklı Radar), platformun hareketini kullanarak fiziksel olarak küçük bir antenle devasa bir anten etkisi yaratan görüntüleme radarıdır. Normal radar hedefin varlığını ve konumunu tespit ederken, SAR radar yeryüzünün detaylı fotoğraf benzeri görüntüsünü üretir.
SAR radar bulutlu ve sisli havada görebilir mi?
Evet, SAR radar mikrodalga frekanslarında çalıştığı için bulut, sis, yağmur ve karanlıktan etkilenmez. Optik ve kızılötesi sensörlerin çalışamadığı koşullarda bile yüksek çözünürlüklü görüntü üretebilir. Bu özellik SAR'ı askeri keşif gözetleme için kritik kılar.
Türkiye'nin SAR radar kapasitesi ne durumda?
ASELSAN'ın SARPER radarı Türkiye'nin yerli SAR kapasitesinin temelini oluşturuyor. İHA platformlarına entegre edilebilen SARPER, stripmap ve spotlight modlarında çalışabiliyor. Türkiye ayrıca uydu tabanlı SAR kapasitesi geliştirme hedefine sahip.
Paylaş:

Analizleri kaçırmayın

Haftalık savunma sanayi bülteni.

İlgili Makaleler